SU KESİNTİLERİNDE SAĞLIK ÖNLEMLERİ / Çağatay Güler

İstanbul’da 30 saat sürecek su kesintisi haberleri var. Bu yaz birçok kentimizde sık sık kesinti yaşayacağız. Su kesilmeleri halk sağlığı uzmanlarının en çok korktuğu durumlardan biridir. Kentlerde sular kesildiğinde musluktan akan suyun kirlenme tehlikesi artar. Toplum maliyet nedeniyle güvensiz su kaynaklarına yönelebilir. Yine birçok salgın su kesintisi dönemlerinin arkasından çıkmıştır. Su kesintileri el ve vücut temizliğinin ihmal edilmesine yol açmamalıdır.

Su kesilmelerinde şebeke içerisinde emici bir kuvvet oluşur. Bu emici kuvvet gerek şebekede gerekse evdeki su tesisatında kirletici etkenlerin emilmesine yol açar. Eğer emilen sıvılar kanalizasyon sularıyla kirlenmiş durumda ise bu sularda bulunan mikroplar içme suyuna geçer. Su kesilmesi döneminde başta çocuk ve yaşlılar olmak üzere ishalli bir hastalığa yakalananlar mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Sağlık kurum ve kuruluşları olayı bireysel bir sağlık sorunu olarak görmemelidir. Aynı binada iki ailede görülmesi bile çok büyük bir risk olarak ele alınmalıdır.

Birkaç günü aşan su kesintilerinde, bit ve uyuz salgınları ortaya çıkabilir. Bu tür tanılar salgın tehlikesi açısından uyarıcı olmalıdır. Sözgelimi uyuz tokalaşmayla, uyuza yakalanmış birinin kullandığı sabunun kullanılmasıyla bile bulaşabilir. Özellikle koltuk altları olmak üzere uzun süreli kaşıntılı durumlarda sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Su kesintilerinin olacağı öğrenildiğinde apartmanların su depolar temizlenmelidir. Bu konuda sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır. Özellikle paslanan, sızdıran depolar hemen değiştirilmeli, içleri fayansla döşenmiş ya da paslanmaz çelik su depoları tercih edilmelidir. Depolar kesinti olmadığı zamanlarda altı ayda kesinti zamanlarında üç ayda bir temizlenip, klorlu suyla dezenfekte edilmelidir.

Su kesilmeleri sırasında toplum bireyleri bidonlar, kovalar, banyo küveti vb. de su biriktirmek zorunda kalabilirler. Bu kaplardaki sular kolay kirlenir. Her kullanımdan sonra %1’lik klorlu suyla yıkanmalıdır. Sular güneş almayan yerde saklanmalıdır. İçme suyu kaplarının büyüklüğü 15-20 litreden büyük olmamalıdır. Evde, küvette, leğende bulunan sular boğulma kazalarına yol açabilir. Küçük çocukları bu gibi kazalardan koruyabilmek için bunların bulunduğu yerler kilitli tutulmalıdır.

Bidon talebi arttığından uygun olmayan maddelerden yapılmış kalitesiz bidonlar da kimyasal kirlilik tehlikesi yaratabilir. Koyu renkli bidonların kötü kaliteli plastik artıklarından yapılma olasılığı yüksek olduğundan beyaz ve açık renkli bidonlar kullanılmalıdır. Bidonun kapağı açıldığında kötü bir koku geliyorsa o bidon kullanılmamalıdır. Bidonlar geniş ağızlı, musluklu olmalı, kirlilik olasılığına karşı uygun şekilde temizlenmelidir. Sular geldiğinde önce bidonlardaki su tüketilmelidir.

Su kesilmesi sırasında su ihtiyacını kuyulardan karşılama eğilimi artar. Bu sular kolayca kirlenebilir ve birçok hastalığın yayılmasına neden olabilir. Kuyu suyunun dezenfeksiyonu neredeyse olanaksızdır. Acil durumlarda kuyu suları kaynatılmadan kullanılmamalıdır. Kaynamaya başladıktan sonra 10 dakika kaynamaya bırakılıp soğutulan sular içme suyu olarak kullanılabilir. Kent içindeki özellikle büyük binaların altında açılmış olan kuyu sularında yoğun kimyasal kirliliği olabileceği unutulmamalıdır.

Uzun süren su kesintilerinde tuvalet temizliği; on su bardağı suya bir bardak çamaşır suyu katılarak hazırlanan suyla yapılmalıdır.

Tankerle içme suyu taşıyan kişiler yetkili kuruluşlara bildirilmeli, bunların suyu asla içilmemelidir. Tankerlerin temizliği çok zordur ve bu nedenle tankerle içme suyu taşınması yasaktır. Böyle bir duruma çok özel zorunluluklarda yetkili kuruluşların etkin denetimi altında izin verilebilir.

Su kesintilerinden sonra gelen su da hafif bir çamaşır suyu kokusu olabilir. Su biraz bekletilince bu koku geçer. Ancak lağım kokusu, ilaç kokusu olursa hemen sağlık kuruluşlarına bildirilmelidir. Kesinti sonrasında musluk suyu berraklaşıncaya kadar 3-5 dakika akıtılmalıdır. Akıtılan su çiçek sulamada, yer temizliğinde kullanılabilir.

Evde bulaşıkların yıkanmasında kullanılan su da içme suyu niteliğine uygun olmalıdır. Musluk dışındaki kaynaklardan sağlanan sular klorlanmadan kullanılmamalıdır. Sebze ve meyveler bir litre suya 20-30 damla %1’lik klor eriyiği damlatıldıktan sonra 15 dakika bekletilerek tüketilmelidir. Meyve ve sebze yıkamasında kullanılabileceği ileri sürülen deterjanları asla kullanılmamalıdır. Bunlar meyve ve sebzeleri zehirleştirici etki yapabilmektedir.

Su kesintilerinde açıkta satılan yiyecekler, özellikle kokoreç, buz kalıpları üzerine konularak satılan taze badem, soyularak satılan salatalık vb. gibi şeyler yenmemelidir. Bardakla satılan içecekler asla içilmemelidir. Halka açık yerlerde plastik bidonlarda sebil olarak sunulan sular içilmemelidir.

Lokantalarda sürahide, açık kaplarda getirilen sular içilmemelidir. Kaynağı bilinmeyen buzlar kesinlikle kullanılmamalıdır.

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir