Toplum canlıkıran kirliliğine duyarsızlaştırıldığında farkındalığı artırmak için en iyi yöntem en önemsiz sanılanı gündeme taşımaktır.
Üzüm yaprağı, özellikle yaprak sarmasında doğrudan tüketildiği için, üzüm tanesinden farklı olarak pestisit kalıntısı açısından ayrıca önem taşır. Çünkü birçok bağ ilacı esas olarak yaprak yüzeyine uygulanır ve yaprak geniş yüzey alanı nedeniyle kalıntıyı tutabilir. Özellikle salamura yapılacak genç yapraklarda bu konu önemlidir. Kalıntılar özellikle çocuklar, gebeler, yaşlılar, karaciğer hastaları ve canlıkıranlara duyarlı kişiler açısından çok önemlidir.
Özellikle EFSA (European Food Safety Authority), DSÖ,FAO üzüm yaprağı dahil yapraklı ürünlerde canlıkıran izleme, maksimum kalıntı limitleri, iyi tarım uygulamaları üzerindedurmaktadır. Bazı Akdeniz ülkelerinde salamuralık yaprak için ayrıca:kontrollü üretim, erken dönem kimyasalkısıtlamaları, ihracat kalıntı analizleri uygulanmaktadır.
Bağlarda yaprakları kirletebilecek başlıca canlıkırangrupları şunlardır:
Üzüm yapraklarında kalıntı bırakabilen başlıca pestisitler
1.Fungisitler (mantarkıranlar)
Bağlarda en sık kullanılan grup budur. Mildiyö, külleme, ölü kol hastalığı, botrytis gibi hastalıklara karşı sezon boyunca çok sayıda uygulama yapılabilir. Özellikle yaprak yüzeyine yapışan ilaçlar, yağmurla akmayan mantarkıranlar, sık uygulanan mantarkıranlar yaprakta kalıntı bırakır. Özellikle bakıra dayalı ilaçlar (bordo bulamacı, bakır oksiklorür,bakır hidroksit), kükürtpreparatları, sistemik mantarkıranlar (mancozeb, metalaxyl, dimethomorph, penconazole, myclobutanil, azoxystrobin, cyprodinil vb.)
2. İnsektisitler (böcekkıranlar)
Bunlar salkım güvesi, yaprak pireleri, unlu bit, trips vbbağ zararlılarına karşı kullanılır. Bazıları yağda çözündüğü için yaprak dokusuna daha iyi tutunabilir. Yaygın kullanılan chlorpyrifos bazı ülkelerde yasaklanmış, kısıtlanmıştır. Ayrıca deltamethrin, lambda-cyhalothrin, acetamiprid, imidacloprid sayılabilir.
3. Akarkıranlar
Bağ akarlarına karşı abamectin, spirodiclofen, fenpyroximate vb. kullanılmaktadır.
4. Otkıran sürüklenmesi
Bağ toprağındaki yabancı ot ilaçları da yapraklara bulaşabilir. Glyphosate, glufosinate özellikle önemlidir. Doğrudan yaprağa atılmasa bile rüzgâr sürüklenmesi, püskürtme hatası ile kontaminasyon olabilir.
Üzüm yaprağında kalıntı riskini artıran durumlar
Özellikle önemli olanlar ilaçlamadan kısa süre sonra yaprak toplamak, genç yaprakların erken hasadı, çok sık ilaçlama yapılan ticari bağlar, yağışsız dönem, yaprağadoğrudan canlıkıan püskürtülmesi, sistemik canlıkırankullanımı, etiket dışı kullanım, karışım halinde yoğun uygulamalardır
Kalıntıyı azaltmak için neler yapılabilir?
Yaprak toplama zamanı çok önemlidir. En önemli korunma yöntemlerinden biridir. Yaprak uygulamadan hemen sonra toplanmamalıdır. Üzüm kimyasallarında “hasat öncesi bekleme süresi” (PHI/pre-harvest interval) vardır. Ancak bu çoğu zaman üzüm tanesi için belirlenmiştir; yaprak için daha dikkatli olmak gerekir. Pratikte son ilaçlamadan sonra mümkün olduğunca uzun süre beklemek gerekir.
Yaprak için özel üretim tercih edilmelidir. Kimi ülkelerde bazı üreticiler: salamuralık yaprak üretimi için düşükcanlıkıanlı veya organik bağlar kullanır. Bu daha güvenlidir.
Organik veya düşük girdili bağ tercih edilmelidir. Organictarım uygulamalarında da canlıkıran kullanılabilir, ancaksentetik canlıkıran sayısı daha azdır, bazı yüksek toksisitelimaddeler kullanılmaz. Yine de “organik bütünüyle tamamen kalıntısız” anlamına gelmez.
Yapraklar iyi yıkanmalıdır. Bu yöntem azaltabilir ama tamamen temizlemez. Bol akan su altında yıkama, tek tek yüzey temizliği, birkaç kez durulama bazı yüzey kalıntılarını azaltabilir.
Haşlama/ağartma, soldurma (blanching) yararlı olabilir. Bu yöntem meyve ve sebzelere uygulanan bir ön pişirme ve gıda hazırlama yöntemidir. Kısa süreli sıcak suya daldırma, haşlama özellikle yüzey canlıkıranlarında, suda çözünen bazı kalıntılarda azalma sağlayabilir. Ancak sistemik canlıkıanlarıtamamen ortadan kaldırmaz.
Salamura işlemi bazı kalıntıları azaltabilir. Tuzlu suda bekletme bazı canlıkıranların bir kısmını azaltabilir. Bu durun canlıkırana göre değişir ve garanti değildir.
Ayrıca yol kenarı ve yoğun ticari bağlardan kaçınmakgerekir. Çünkü trafik kaynaklı ağır metaller, egzoz partikülleri, endüstriyel tozlar olabilir.
En güvenli yaklaşım nedir?
En güvenli yaklaşım yaprak için yetiştirilen bağ, kontrollü canlıkıan kullanımı, son ilaçlamadan uzun süre sonra toplama, iyi yıkama + kısa haşlama, güvenilir üretici seçiminin bir arada olmasıdır.
cevresagligi.org’da yayımlanan yazılardan kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir