ÜLKEMİZ İÇİN OKUL KANTİNİ HALK SAĞLIĞI STANDARDI ÖNERİSİ /Prof. Dr. Çağatay Güler

Önerilen okul kantini modeli dört düzeyde çalışmalıdır (1-3):

  1. Güvenli mi: Su, sıcaklık, hijyen, çapraz bulaşma, zararlı kontrolü.
  2. Sağlıklı mı: Şeker, tuz, doymuş yağ, enerji yoğunluğu, porsiyon ve ürün seçimi.
  3. Çocuk dostu mu: Ergonomi, kuyruk, erişilebilirlik, alerji ve fiziksel güvenlik.
  4. Eğitici mi: Sağlıklı seçimi teşvik ediyor, reklam etkisini azaltıyor, sağlık ve çevre eğitimini destekliyor mu?

Bu nedenle gelecekteki bir okul kantini standardının yalnızca “gıda hijyeni denetim formu” olmaması gerekir. Daha işlevsel model:

SAĞLIKLI OKUL KANTİNİ = güvenilir gıda + sağlıklı beslenme + güvenli çevre + sağlıklı seçimi kolaylaştırma + eğitim biçiminde ele alınmalıdır. DSÖ’nün 2026 yaklaşımı da okul gıda ortamının yalnızca güvenliği değil, hangi ürünlerin sunulduğunu, satıldığını ve sağlıklı seçimin nasıl kolaylaştırıldığını birlikte ele almaktadır (1).

Amaç ve temel ilke

Okul kantininin amacı yalnızca öğrenciye yiyecek satmak değil; güvenilir gıdaya erişimi sağlamak, sağlıklı beslenmeyi desteklemek, gıda kaynaklı hastalıkları önlemek ve çocuğun sağlıklı beslenme davranışını geliştiren bir okul çevresi oluşturmak olmalıdır (1-3). DSÖ’nün 2026 kılavuzu okul gıda politikasını üç temel araç üzerine kurmaktadır: okulda sağlıklı gıda sağlanması, satılan/sunulan yiyecek ve içeceklere beslenme standartları uygulanması ve sağlıklı seçimi kolaylaştıran “nudging[1]/seçim mimarisi, dürtme” müdahaleleri (1). Nudging (seçim mimarisi/ dürtme) yaklaşımı, insanların özgür iradelerini kısıtlamadan, seçenekleri yasaklamadan veya maddi cezalar/ödüller kullanmadan, davranışlarını tahmin edilebilir bir şekilde olumlu yönde değiştirme yöntemidir. Bu nedenle önerilen sistemin temel bağıntısı: Gıda güvenliği + beslenme kalitesi + fiziksel çevre + ergonomi + öğrenci güvenliği + sağlık eğitimi = Sağlıklı okul kantini biçiminde olmalıdır (1-3).

  1. Kantinin büyüklüğü ve yerleşimi

Ülkemiz mevzuatında bütün okullar için “öğrenci başına şu kadar m² kantin” şeklinde tek bir evrensel alan standardı belirlemek yerine, işin niteliğine uygun ve hijyenik çalışmayı sağlayan fiziksel koşullar üzerinde durulmaktadır. Bu nedenle bilimsel dayanağı olmayan tek bir m² değeri mevzuat standardı gibi verilmemelidir. Tablo 1 de verilen yeterlik standardı daha işlevseldir (2,3).

Tablo 1: Kantin yeterlilik standardı

Ölçüt Önerilen standart
Alan Öğrenci sayısı ve en yoğun teneffüs kullanımına yeterli
Öğrenci bölümü Hazırlama/üretim bölümünden fiziksel olarak ayrılmış
Gıda hazırlama Ayrı ve hijyenik çalışma alanı
Depolama Kuru ve soğuk depolama ayrılmış
Atık Gıdadan ve öğrenci dolaşımından uzak
Mal kabulü Mümkünse öğrenci satış akışından ayrı
Kuyruk Koridor ve acil çıkışları kapatmamalı
Çalışma akışı Mal kabulü → depolama → hazırlama → satış yönünde olmalı

 

Özellikle temiz ve kirli iş akışlarının kesişmemesi temel tasarım ölçütü olmalıdır.

  1. Zemin, duvar, tavan ve tezgâh

Kantinin fiziksel yüzeyleri yalnızca “temiz görünür” değil, temizlenebilir olmalıdır. Zemin su geçirmez/uygun, dayanıklı, kolay temizlenebilir ve kayma riskini azaltacak özellikte; duvarlar düzgün ve yıkanabilir; tavanlar toz, küf ve yoğuşmayı önleyecek durumda; gıdayla temas eden tezgâhlar ise düzgün, dayanıklı, korozyona dirençli, toksik olmayan ve dezenfeksiyona uygun olmalıdır. Kırık fayans, paslanmış yüzey, çatlamış tezgâh ve temizlenmesi mümkün olmayan yüzeyler uygunsuzluk olarak değerlendirilmelidir (1-3).

  1. El yıkama standardı

Gıda hazırlanan kantinde yalnızca el yıkamaya ayrılmış uygun bir lavabo bulunmalıdır. El yıkama lavabosunun bulaşık, sebze veya temizlik malzemesi yıkamak için kullanılması önlenmelidir. Her el yıkama noktasında: içilebilir nitelikte su + sıvı sabun + hijyenik el kurutma + el yıkama talimatı bulunması önerilir. Musluğun elle tekrar kirletilmesini azaltan sensörlü, dirsek/diz kumandalı sistemler yeni yapılacak veya yenilenecek kantinlerde iyi uygulama standardı olarak düşünülebilir (1-3).

  1. Havalandırma ve aydınlatma

Kantin yeterli doğal veya mekanik havalandırmaya sahip olmalı; buhar, aşırı sıcaklık, koku ve yoğuşma birikmemelidir. Aydınlatma gıdanın renginin, kirlenmenin ve yüzey temizliğinin rahatça değerlendirilebilmesine yetecek düzeyde olmalıdır. Gıdanın bulunduğu yerlerdeki lambaların kırılmaya karşı korunması gerekir. Bu alanlarda sayısal lux değerlerinin kullanılacağı durumlarda bunlar ayrıca iş sağlığı, bina tasarımı ve ilgili aydınlatma standartlarına göre belirlenmelidir; tek bir lüks (lux) değerini bütün kantin faaliyetlerine uygulamak doğru değildir (1-3).

  1. Soğuk zincir: sayısal kritik sınırlar

Burada ülkemiz  kılavuzunda açık sayısal değerler bulunmaktadır ve bunların korunması uygundur (4).

 

Tablo 2.Kantinlerde soğuk zincir değerleri

İşlem Kritik değer
Soğuk muhafaza ≤4°C
Sıcak muhafaza >63°C
Dondurulmuş ürün ≤−18°C
Soğutma, ilk aşama 60°C → 37°C, en fazla 2 saat
Soğutma, ikinci aşama 37°C → 4°C, en fazla 4 saat

 

Tarım ve Orman Bakanlığının kantin hijyen kılavuzu bu sıcaklıkları açıkça belirtmektedir (4).  Bunun uygulamadaki karşılığı önemlidir: buzdolabının bulunması yeterli değildir; sıcaklığının bilinmesi gerekir. Bu açıdan maksima-minima termometre bulundurulmalıdır (2,3) Ayrıca  her soğutucu için görünür termometre ve düzenli sıcaklık kayıt çizelgesi gerekir.

  1. Gıda kabul standardı

Kantine giren her gıda için basit bir “mal kabul kontrolü” yapılmalıdır. Kontrol sırası: Onaylı/kayıtlı kaynak → ambalaj bütünlüğü → etiket → tüketim tarihi → taşıma koşulları → sıcaklık → duyusal bozulma belirtileri şeklinde olmalıdır.

Soğuk zinciri kırılmış, ambalajı açılmış/şişmiş, tarihi geçmiş veya kaynağı belirsiz ürün kabul edilmemelidir. Bu kontrolün kayıt altına alınması özellikle yüksek riskli gıdalarda iyi uygulama olacaktır (1-3).

  1. Çapraz bulaşmanın önlenmesi

Temel ilke: Çiğ gıda ≠ pişmiş gıda ≠ tüketime hazır gıda olmalıdır. Bunların depolama ve hazırlama süreçleri mümkün olduğunca ayrılmalıdır. Bıçak, kesme tahtası ve hazırlama araçlarının kullanımında da bulaşmayı engelleyen bir sistem kurulmalıdır. Renk kodlu kesme tahtalarının kullanılması zorunlu mevzuat hükmü olarak değil, önerilen iyi uygulama olarak değerlendirilebilir. Tüketime hazır açık gıdalar öğrencinin dokunma, öksürme ve hapşırmasına karşı camekân/kapak veya benzeri fiziksel bariyerlerle korunmalıdır. Türkiye kılavuzu self-servis gıdaların koruyucu perde, kapak veya camekânla korunması gereğini vurgulamaktadır (4).

  1. Temizlik ve dezenfeksiyon planı

Her kantinde görünür ve yazılı bir plan bulunmalıdır:

 

Tablo 3. Temizlik uygulana planı

Ne? Ne zaman? Nasıl? Hangi ürünle? Kim? Kayıt
Tezgâh Günlük/gerektikçe Temizle-dezenfekte et Uygun ürün
Zemin Günlük/gerektikçe Temizle
Buzdolabı Planlı Boşalt-temizle
Lavabo Günlük Temizle-dezenfekte et
Çöp kabı Günlük Yıka/dezenfekte et

Temel soru şu olmalıdır: “Temiz mi?” yerine “Temizliğin yapıldığını gösterebiliyor musunuz?” Bu yaklaşım denetimi gözleme dayalı olmaktan çıkarıp süreç denetimine dönüştürür (2,3).

  1. Atık ve zararlı kontrolü

Atık kapları kapaklı, sızdırmaz, temizlenebilir olmalı ve düzenli boşaltılmalıdır. Ancak zararlı mücadelesinde öncelik canlıkıran (pestisit) kullanımına verilmemelidir. Uygulanma kararı bireysel olarak verilemez. Kantin sahibi ya da bir başkası marketlerde satılan  masaüztü canlıkıran  püskürtücülerini dahi uygulayamaz. Uyulama kararı  ve yöntemi sağlıkçıların da bulunduğu bir kurul tarafından alınmalıdır. Sıralama: giriş yollarını kapatma → yiyecek/su kaynaklarını ortadan kaldırma → temizlik → izleme/tuzak → gerektiğinde profesyonel mücadele şeklinde olmalıdır. Başka bir deyişle, okul kantininde temel yaklaşım entegre zararlı yönetimi olmalıdır (1-3).

  1. Personel standardı

Kantinde çalışan herkesin gıda hijyeni eğitimi bulunmalıdır. MEB’in mevcut sistemi de kantin ve diğer okul gıda işletmelerinin gıda güvenilirliği ve hijyen yönünden denetlenmesini öngörmektedir (3).  Çalışanlarda; temiz iş kıyafeti + saç kontrolü + kısa/temiz tırnak + el hijyeni + yara kapatılması + uygun hastalık bildirimi temel koşullar olmalıdır. Kusma, ishal veya gıda yoluyla bulaşabilecek enfeksiyon düşündüren durumu bulunan çalışan doğrudan gıda hazırlamamalıdır (2,3,5).

  1. Ergonomi standardı

Bu bölümün mevcut kantin denetimlerine daha belirgin biçimde eklenmesini öneriyorum. Sık kullanılan malzemeler yaklaşık bel–omuz çalışma bölgesinde; ağır malzemeler zeminden kaldırmayı veya baş üstüne uzanmayı gerektirmeyecek yüksekliklerde depolanmalıdır. Çalışma tezgâhı, lavabo, buzdolabı ve servis alanı gereksiz yürüme ve dönmeleri azaltacak biçimde düzenlenmelidir. Ağır kolilerin üst raflara konulması; çalışanların sürekli çömelmesini, eğilmesini veya baş üstüne uzanmasını gerektiren yerleşimler ergonomik uygunsuzluk olarak değerlendirilmelidir (1-3).

  1. Öğrenci kuyruğu ve güvenliği

Bu konu klasik gıda hijyeni denetimlerinde gözden kaçabilmektedir. Teneffüs sırasında kantin önünde oluşan yoğunluk nedeniyle: giriş → sıra → satın alma → çıkış akışı mümkün olduğunca tek yönlü ve anlaşılır olmalıdır. Kuyruk merdiveni, yangın çıkışını veya ana koridoru kapatmamalıdır. Öğrencilerin erişebildiği alanda sıcak su kazanı, kızgın yüzey, kesici alet, temizlik kimyasalı, açık elektrik bağlantısı veya devrilme riski taşıyan ekipman bulunmamalıdır (1-3).

  1. Beslenme standardı: üç sınıflı sistem

Türkiye’nin mevcut sistemi korunarak Avustralya modelinin basit iletişim avantajından yararlanılabilir. Avustralya ulusal kılavuzu Yeşil-Sarı (amber)-kırmızı modelini kullanmakta; yeşil ürünlerin her gün bulunmasını ve menünün ana seçeneklerini oluşturmasını, amber ürünlerin dikkatle seçilmesini, kırmızı ürünlerin ise kantin menüsünde bulunmamasını önermektedir. Bu sınıflandırmanın amacı çocuğa “yasak” öğretmekten çok sağlıklı seçeneği varsayılan seçenek haline getirmektir (2,3,6).

Ülkemiz için bunu şöyle ifade etmek mümkündür:

YEŞİL — her gün bulunmalı: Su, taze meyve ve sebzeler, süt, ayran, yoğurt, uygun peynir, yumurta, tam tahıllı ürünler ve bunlarla hazırlanmış dengeli sandviçler.

TURUNCU — ölçütleri karşılıyorsa sınırlı sunulmalı: Enerji, şeker, tuz veya doymuş yağ içeriği daha yüksek olabilecek fakat belirlenmiş beslenme kriterlerini karşılayan ürünler.

KIRMIZI — satılmamalı: Enerji içecekleri, şekerli/gazlı içecekler, cips, kızartılmış ürünler, şekerleme, çikolata/gofret ve kriterleri karşılamayan yüksek şeker-tuz-doymuş yağ içeren ürünler.

  1. Su standardı

Her öğrencinin okul günü boyunca ücretsiz, güvenilir içme suyuna kolay erişebilmesi temel okul sağlığı ilkesi olmalıdır. Kantinde su; en görünür + en kolay ulaşılabilir + en düşük maliyetli içecek olmalıdır. Şekerli içeceğin suya göre daha görünür ve kolay erişilebilir olması, sağlıklı okul gıda ortamı anlayışıyla bağdaşmaz (1-3).

  1. Ürün yerleşimi ve “seçim mimarisi”

DSÖ 2026 kılavuzunun önemli yeniliklerinden biri nudging müdahalelerini okul gıda politikasının açık bir parçası olarak ele almasıdır (1).  Bu nedenle:

göz hizası → sağlıklı ürün

kasa önü → meyve/uygun sağlıklı seçenek

en görünür içecek → su

menüde ilk seçenek → sağlıklı seçenek olmalıdır.

Sağlıklı ürünün köşede, daha az sağlıklı ürünün kasa önünde bulunması beslenme politikasının amacıyla çelişir.

  1. Reklam ve ticari etki

Kantinde öğrenciye yönelik yüksek şeker, tuz veya yağ içeren ürünlerin marka reklamlarının kullanılmaması yönünde açık bir okul politikası bulunmasını öneriyorum. Kantin tabelası, buzdolabı, masa, şemsiye, poster ve benzeri alanların çocuklara sağlıksız ürün pazarlamasının aracı haline gelmesi önlenmelidir. Buradaki ilke: “Satış kısıtlaması reklamla aşılmamalıdır.” (1-3)

  1. Otomatlar

Uluslararası uygulamalardan hareketle otomatlar kantin kurallarından ayrı tutulmaması gerekir. Bir okulda satış makinesi bulunacaksa kantinde satılması yasaklanan bir ürün otomatta da satılamamalıdır. Dolayısıyla: Kantin standardı = otomat standardı olmalıdır. Bu, okul gıda ortamında düzenleyici boşluk oluşmasını önler (1-3).

  1. Alerjen yönetimi

Kantinde satılan açık veya hazırlanmış ürünlerin içerikleri bilinebilir olmalıdır. Özellikle; süt – yumurta – yer fıstığı – sert kabuklu yemişler – gluten içeren tahıllar – susam – balık vb. alerjenler konusunda personelin bilgi sahibi olması gerekir. Ağır alerjisi bilinen öğrenciler için okulun sağlık/acil durum planı ile kantinin uygulaması birbirine bağlanmalıdır. Kantin çalışanı “içinde ne olduğunu bilmiyorum” diyebileceği bir ürünü öğrenciye sunmamalıdır (1-3).

  1. Beslenme eğitimiyle bütünleştirme

Japonya ve Finlandiya örneklerinden alınabilecek önemli derslerden biri budur: kantin yalnızca satış yeri değil, sağlık eğitimi laboratuvarı haline getirilebilir. Örneğin öğrenciler; etiket okumayı, şeker miktarını karşılaştırmayı, porsiyon büyüklüğünü,  gıda israfını azaltmayı, mevsim meyve ve sebzelerini  kantindeki gerçek ürünler üzerinden öğrenebilirler. Böylece sınıfta verilen sağlık eğitimi ile okulun gerçek yaşam çevresi arasında tutarlılık sağlanır (1-3).

  1. Gıda israfı ve çevre standardı

Yeni bir okul kantini standardına çevresel sürdürülebilirlik de eklenmelidir. Öncelikler: israfı önleme → uygun porsiyon → yeniden kullanılabilir sistemler → atık ayrıştırma → geri dönüşüm olmalıdır. Tek kullanımlık plastiklerin gereksiz kullanımının azaltılması ve mevsimsel/yerel ürünlerin uygun olduğunda desteklenmesi de okulun çevre eğitimiyle bütünleştirilebilir (1-3).

  1. Denetim sıklığı

Ülkemiz MEB sisteminde il/ilçe denetim ekipleriyle yılda en az bir kez denetim öngörülmektedir; ekipler Millî Eğitim, sağlık ve Tarım ve Orman temsilcilerinden oluşmaktadır (7, 8).  Buna ek olarak okul içi yönetim sistemi için risk temelli denetim  uygun olacaktır:

Günlük: sıcaklık, temizlik, ürün/tarih kontrolü

Aylık: okul yönetimi kantin kontrolü

Dönemlik: kapsamlı iç değerlendirme

Resmî denetim: yürürlükteki mevzuata göre

Şikâyet/salgın/risk: derhal olağanüstü denetim.

Buradaki günlük ve aylık sıklıklar önerilen iç kontrol sistemidir, mevcut ulusal resmî denetim sıklığı değildir (1-3).

  1. Önerilen 100 puanlık okul kantini değerlendirme sistemi

Saha uygulaması açısından Tablo 4’deki  puanlama sistemi oldukça kullanışlı olabilir:

 

Tablo 4. Denetimdeki puanlama sistemi

Denetim alanı Puan
A. Fiziksel yapı ve çevre 10
B. Su, lavabo, el hijyeni 10
C. Personel hijyeni ve eğitimi 10
D. Gıda kabulü ve depolama 10
E. Sıcaklık/soğuk zincir 10
F. Hazırlama ve çapraz bulaşma 10
G. Temizlik, dezenfeksiyon, atık ve zararlılar 10
H. Beslenme kalitesi ve ürün uygunluğu 15
I. Öğrenci güvenliği ve ergonomi 5
J. Alerjen, kayıt, eğitim ve yönetim 5
K. Sağlıklı gıda çevresi/reklam/sürdürülebilirlik 5
TOPLAM 100

 

Önerilen değerlendirme: 90–100: Standardı yüksek düzeyde karşılıyor. 80–89: Uygun; küçük iyileştirmeler gerekli. 70–79: Düzeltici eylem gerekli. 60–69: Önemli uygunsuzluklar var. <60: Kapsamlı düzeltici faaliyet ve yeniden değerlendirme gerekli.

Ancak burada çok önemli bir güvenlik ilkesi koymak gerekir:  Kritik uygunsuzluk varsa puan yeterli sayılmamalıdır.  Örneğin kantin 92 puan alsa bile; güvenilir su yoksa, ciddi soğuk zincir ihlali varsa, bozulmuş/tarihi geçmiş gıda satılıyorsa, ciddi haşere istilası varsa, kanalizasyon/gıda teması söz konusuysa veya yasaklanmış ürün satılıyorsa yalnızca toplam puana bakılarak “uygun” kabul edilmemelidir. Bu, HACCP ve risk temelli gıda güvenliği mantığıyla daha uyumludur (1-3).

  1. Kritik uygunsuzluk sistemi

Denetim formunda bazı maddelerin yanına kritik uygulama anlamında K işareti konulmalıdır (Tablo 5). Bu yaklaşım, “100 maddeden 90’ı tamam” mantığının ciddi bir sağlık tehlikesini gizlemesini önler (1-3).

 

Tablo 5. Kritik uygulamalar

K Kritik durum
K1 Güvenilir su bulunmaması
K2 Soğuk zincirin ciddi biçimde bozulması
K3 Bozulmuş/tarihi geçmiş gıda
K4 Kaynağı/izlenebilirliği belirsiz gıda
K5 Kanalizasyon/atık suyun gıda alanına ulaşması
K6 Ciddi kemirgen/haşere bulgusu
K7 Hasta personelin doğrudan gıda hazırlaması
K8 Kimyasalın gıdaya bulaşma riski
K9 Yasaklanmış gıda/içecek satışı
K10 Öğrencide yakın ve ciddi yaralanma/yanma/elektrik riski

 

Kaynaklar

1.World Health Organization. (2026). Policies and interventions to create healthy school food environments: WHO guideline. Geneva: WHO. ISBN 978-92-4-011832-4. Kılavuz okulda gıda sunumu, beslenme standartları ve sağlıklı seçimi destekleyen çevresel müdahaleleri birlikte ele almaktadır. WHO – Healthy School Food Environments Guideline
2. Güler, Ç. Ülkemizdeki düzenlemelere göre okul katinlerinde satılmaması gereken ürünler, https://cevresagligi.org/ulkemizdeki-duzenlemelere-gore-okul-kantinlerinde-satilmamasi-gereken-urunler-prof-dr-cagatay-guler/,20.09.2026.
3.Güler, Ç, Halk Sağlığı Açısından Okul Kantinlerinin Taşıması Gereken Özellikler (Okul yöneticileri, öğretmenler, veliler ve kantin işletmecileri için hazırlanmıştır), https://cevresagligi.org/halk-sagligi-acisindan-okul-kantinlerinin-tasimasi-gereken-ozellikler-okul-yoneticileri-ogretmenler-veliler-ve-kantin-isletmecileri-icin-hazirlanmistir-prof-dr-cagatay-guler/, 20.09.2026.
4. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı. Okul Kantinlerine Dair Özel Hijyen Kılavuzu. Sıcaklık kontrolü, soğuk zincir, servis, sergileme ve çapraz bulaşmanın önlenmesine ilişkin uygulama ölçütleri. Tarım ve Orman Bakanlığı – Okul Kantinleri Hijyen Kılavuzu
5. T.C. Millî Eğitim Bakanlığı. (2020). Okul Kantinlerinde Satılacak Gıdalar ve Eğitim Kurumlarındaki Gıda İşletmelerinin Hijyen Yönünden Denetlenmesi, Genelge No. 2020/8. MEB – 2020/8 Genelgesi ve Uygulama Kılavuzu
6. Australian Government Department of Health. National Healthy School Canteens: Guidelines for healthy foods and drinks supplied in school canteens. GREEN–AMBER–RED sınıflandırması ve besin kriterleri. Australian National Healthy School Canteens Guidelines
7. T.C. Millî Eğitim Bakanlığı, Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Okul/kurumlarda kantin ve yemekhane denetimleri. İl/ilçe denetim ekiplerinin yapısı ve denetim sistemi. MEB – Kantin Denetimleri
8. T.C. Millî Eğitim Bakanlığı, Teftiş Kurulu Başkanlığı. (2025). Okul Kantinleri Rehberlik ve Denetim Rehberi. İl/ilçe denetim ekipleri ve okul kantinlerinin rehberlik-denetim ölçütleri. MEB – Okul Kantinleri Rehberlik ve Denetim Rehberi

 

[1] Bu kavram, 2008 yılında ekonomist Richard Thaler ve hukukçu Cass Sunstein tarafından yazılan “Nudge” (Dürtme) kitabı ile küresel bir popülarite kazanmıştır. Thaler, bu alandaki (davranışsal iktisat) çalışmalarıyla 2017 yılında Nobel Ekonomi Ödülü’nü almıştır. Temel Özellikleri: Özgürlükçü Paternalizm: Bireylere en doğru seçeneği seçmeleri için rehberlik edilir (paternalizm) ama diğer seçenekleri seçme özgürlükleri ellerinden alınmaz (özgürlükçü). Maliyet ve Yasak İçermez: Bir eylemin “dürtme” sayılabilmesi için seçeneklerin yasaklanmaması gerekir. Örneğin, abur cubur yemeyi tamamen yasaklamak bir dürtme değildir; ancak sağlıklı yiyecekleri göz hizasına koymak bir dürtmedir. Seçim Mimarisi (Choice Architecture): İnsanların karar verdiği ortamların (menüler, web siteleri, formlar, mağaza düzenleri) kararları nasıl etkilediğini inceler ve tasarlar.  Günlük Hayattan ve Politikalardan Örnekler: Varsayılan Seçenek (Default Option): İnsanlar genellikle otomatik olarak seçili gelen ayarı değiştirmezler. Örneğin, bazı ülkelerde organ bağışı sisteminde herkes “otomatik olarak bağışçı” kabul edilir ve istemeyenlerin sistemden çıkması (opt-out) istenir. Bu küçük değişiklik, organ bağış oranlarını devasa düzeyde artırmıştır. Sağlıklı Beslenme Düzeni: Okul veya şirket yemekhanelerinde meyve ve salataların kolayca ulaşılabilecek ön sıralara, tatlıların ise daha arkalara yerleştirilmesi insanların daha sağlıklı beslenmesini sağlar. Sosyal Kanıt (Social Proof): Elektrik faturalarına “Komşularınız sizden %20 daha az enerji tüketiyor” notunun eklenmesi, kişileri tasarruf etmeye dürtmek için harika bir yöntemdir. Amsterdam Havalimanı Pisuvarları: Erkekler tuvaletindeki pisuvarların tam ortasına küçük bir sinek resmi basılmıştır. Erkekler farkında olmadan bu sineği hedef almış ve temizlik maliyetleri %80 oranında azalmıştır.

 

 

 

 

cevresagligi.org’da yayımlanan yazılardan kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir