TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLET DEMİRYOLLARINA TEŞEKKÜR VE OTKIRANLARLA İLGİLİ BİRKAÇ UYARI /  Çağatay Güler

Sınırlı sayıda basın organında görünür olabilen 25 Nisan 2018 tarihli habere göre Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nden (TCDD) yapılan açıklamada “Mücadelede kullanılan ilaçlar, insan ve hayvan sağlığını etkileyici özellik taşıdığından; demiryolu güzergahı ve yakınındaki arazilerde ilaçlama tarihlerinden itibaren on gün boyunca vatandaşların ilaçlama yapılan sahaya yaklaşmamaları ve dikkatli olmaları, belirtilen yerlerde hayvanlarını otlatmamaları, ot hasadı yapmamaları önemle duyurulur” denildi.

Açıklamada anlatılmaya çalışılan aslında “ikinci giriş zamanı”. Sürenin kısa tutulmasına, en tehkikeli zehirler arasında olan bu otkıran türü canlıkıranlardan “ilaç” diye söz edilmesine rağmen bu uyarı önenli bir yaklaşım. İkinci giriş zamanı bildirimlerinin ülkemizdeki ilk örneklerinden biri. Canlıkıran zehirlerinden “ilaç” bunlaın sağa sola püskirtilmesinden “ilaçlama” diye söz edilmesi eskiden kalma bir ağız alışkanlıığı. Bunun kullanılan zehirlerin yarattığı tehlikenin örtülmesi amacını taşıyan bir algı yönetimi olduğunun anlaşılmasından sonra “ilaç” ve “ilaçlama” sözcüklerinin kullanılmamasına özen gösteriliyor.

İlgili teknik adamların söylediğine göre demiryolu boyunca yabani ot ve çalı üretmesini önlemek üzere otkıran kimyasalalrın püskürtülmesi kazalarının önlenmesi açısından bir zorunluluk. Ancak otoyol kenarları ve hendekler için asla böyle bir zorunluluk olmadığını hemen belirtmeliyiz. Kullanılan otkıranlar çok tehlikeli ve topraktaki kalıcılıığ çok yüksek zehirler. Ölen bitkilerin toprakla karışıp humus oluşturmaması için toprakta uzun süre kalan dayanılı zehirler kullanılmakta.

Rachel Carson “Sessiz Bahar” kitabında şunları söylüyor:

“İlişkili bir kimyasal olan, bazen penta olarak bilinen pentaklorofenol; gerek demiryolları boyunca gerekse atık alanlarında böcekkıran ve otkıran olarak kullanılmıştır. Penta bakteriden insana kadar birçok canlı çeşidine zehirleyici etki yapar. Dinitros gibi sıklıkla öldürücü biçimde vücudun enerji kaynaklarına müdahale eder; böylece etkilenen canlı nerede ise kendi kendini yakıp kül eder. Geçenlerde Kaliforniya Sağlık Birimince bildirilen öldürücü kazanın açıkça gösterdiği gibi bu çok korkutucu bir güçtür. Bir tanker sürücüsü pentaklorofenolle mazotu karıştırarak pamuk yapraklarını dökücü bir karışım hazırlamaktaydı. Derişik haldeki kimyasalı bidondan boşaltırken, kaza sonucu bidon musluğu ters döndü. Musluğu tekrar düzeltmek üzere çıplak eliyle uzandı. Hemen ellerini yıkadıysa da; aniden hastalandı ve ertesi gün öldü…”

Gelişmiş ülkelerde canlıkıran uygulanmasından sonra ikinci girişi zamanlarının uyarı olarak belirtilmesi kesin kuralarla bağlanmıştı. Daha da ötesi kuramsal ikinci giriş zamanlarının yeterli olmadığının bir güvenlik artırımı gereğinin anlaşılmasıdır. 1986 yılında Kaliforniya’da portakal toplayan 196 kişide canlıkıranı lolay uygulanır hale getirmek için katılan maddeye bağlı yanıklar oluşmuştur. Yapılan araştırma sonucu bu madde için 7 gün olarak belirlenen ikinci giriş zamanının 42 gün olması gerektiği anlaşılmıştır.

Atletler ve izleyicilerin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri canlıkıran etkileniminin artmasıdır. Spor alanlarının bitki örtüsünün zararlılardan korunması amacıyla uygulanan canlıkıranlar çoğu zaman ikinci giriş zamanı göz önüne alınmadan kullanıma açılabilmekte, kullanılan araç, gereç ve donanımlar kirlenebilmektedir. Canlıkıranların insandaki etkileme belirtileri basit alerjik tepkilerden, bulantı, kütlük, felç, doğumsal bozukluklar, ölüme kadar değişebilir. Çim bakımından sorumlu personel ve spor etkinliklerine katılanlar daha büyük oranda etkilenmektedir. Komşu çimenliklerde ve park alanlarında habersiz yapılan uygulamaların etkisi altında kalan çocuklar da özellikle etkilenenler arasındadır.

Ortaya çıkan etkilenimlerde canlıkıranın türü, etkileyen miktar, bireysel duyarlılık derecesi önemlidir.

Canlıkıranlar özellikle su kaynaklarının ve besinlerin kirlenmesi açısından önemlidirler. Püskürtme alanlarına yakın yerleşim yerleri ve oyun alanlarından etkilenim de özellikle önem taşıyabilir. Püskürtme sonrası ikinci giriş zamanıyla ilgili uyarının olmaması; ev, oyun ve mesire alanları, okul gibi yerlerde aşırı canlıkıran püskürtülmesine bağlı olarak tehlike artar.

Park alanının canlıkıranlarla zehirlenmesini gerektirmeyecek bitkilerin seçilmesi idealdir. Ancak herhangi bir nedenle zehir püskürtülmesine karar verildiğinde, “insana zararsız olduğu iddia edilse bile” park kullanıma kapatılmalıdır. İçinde çocukların bulunduğu bir parkta asla kimyasal uygulanamaz. Uygulamadan sonra parkın çevresi ikinci giriş zamanı yazılı tabela ve şeritlerle çevrelenmelidir. İkinci giriş zamanının belirlenmesinde sağlık yetkililerinin görüşleri alınmalıdır.

TCDD’na en azından bir “ikinci giriş zamanı uyarısı” başlatnası nedeniyle teşekkür ediyoruz. Gelecekte bu on günlük sürenin gereğince “çok” uzatılmasını, demiryolu yakınlarında asla hayvan otlatılmaması, hiçbir zaman ot hasadı yapılmaması uyarılarıyla gerçek korumanın sağlanmasını diliyoruz.

 

 

 

 

cevresagligi.org’da yayımlanan yazılardan kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir