ÜLKEMİZİN BÜTÜN HEKİMLERİNE! /Çağatay Güler

Hekim linçi “vakayı adiye” oldu. Sistemin ve kötü yönetimin hatalarını hekim ve sağlık görevlilerinden bilen saldırganların hekimlere yönelik linç eylemleri neredeyse olağanlaşması gerçek bir zulme dönüştü. Kimse bu olayın bir toplumsal hastalık boyutu kazandığının farkında değil ya da bunu görmek istemiyor. Bunun bir başka boyutu da var. Bu nedenle eski bir çığlığı ufak değişikliklerle yeniden dillendirmek zorunlu hale geldi:

“Ülkemizin bütün hekimleri:

Sakın bir araya gelmeyin! Sakın el ele vermeyin! Ne eğitimde ne araştırmada, ne de haklarınızı ararken el ele vermeyin, işbirliği yapmayın!

Bir meslektaşınıza iftira, çamur atılınca “oh olsun!” deyin, “vardır bir haltı”, “ateş olmayan yerde duman tütmez”, “canım neden benim için söylemiyorlar da ona söylüyorlar!” deyin! Sıra size geldiğinde de onlar sizin için desinler!

Ülkemizin bütün hekimleri:

Sosyal ve ekonomik dayanışma içine girmeyin. Teker teker çaresizlik içinde bocalayın, kıvranın… Genç bir meslektaşınız aşılama için, hasta muayenesi için, salgın nedeniyle göreve gittiğinde, kazaya uğrayarak ölecek olsa ne cenazesine ne de ailesine ayıracak “hiç zamanınız olmasın”. En fazla gömün ve kaçın sorumluluktan! ”İyi biliriz” deyin ve kaçın! Her koyun kendi bacağından asılır nasıl olsa! Geride kalan ailesinin hiç bir derdine derman olmayın! Herkes odasında birbirine kızsın! Kiminiz hastanede ocak hekimlerine! kimimiz ocakta hastane uzmanlarına! Hekimlere karşı tabularınız olsun: “anlayış” gibi! “değerbilirlik”, ”vefa” gibi! Boş verin bu çağdışı duygulara!

On dört martlar dayanışma bayramı olmasın! İşbirliği, barışma bayramları! Gruplar, klikler, kümelenip birer masanın çevresine! Herkes birbirinin ne kadar kötü doktor olduğunun dedikodusunu yapsın!

Çok meşhurdur… Bernard Shaw’a sorarlar:

“-Tedaviniz nasıl gidiyor?

-Bıraktım o şarlatan herifi, ciğeri beş para etmez, dini imanı para, üstelik yazdığı reçeteler de saçma sapan!

-Ama üstat! tanınmış ve saygın bir hekim hakkında böyle konuşulur mu?

-Bunlar benim sözlerim değil ki, yeni hekimimin onun hakkında söyledikleri! ”

Okumayın meslektaşlarınızın yazdıklarını! Okumayın! Kendi yazdıklarınızın veya yazacaklarınızın da okunmamasını garantileyin!

Bayramlar, kutlamalar hekimler için değildir. Aklınıza gelen bir kaçına mekanik, soğuk iletiler gönderin, “bayramınızı/yeni yılınızı” vb diye! Onlar da cevap yazsınlar size “ ben de senin! bayramınızı/yeni yılınızı!”

Bir hekimin hastalandığında ilacını alamadığına vatandaşın ve bazı hekimlerin inanmadığını biliyor musunuz? Hastalandığında en yalnız adamın hekim olduğunu biliyor musunuz? Hekimin bir üst sevk merkezinde kendi meslektaşları tarafından ne durumlara sokulduğunu, ne kadar aşağılandığını biliyor musunuz? Dilerim, meslektaşlarına o muameleyi reva gören hekimler, başka meslektaşlarının benzeri davranışlarıyla karşılaşmazlar ve böyle bir duruma düşmezler! Hastalandığında bir hekimin tanı tedavi sıkıntısı içinde olacağına hiç bir vatandaşın inanmadığını biliyor musunuz?! Siz de inanmayın!

Ülkemizin bütün hekimleri:

Siz hiç yanında olmayın meslektaşlarınızın kötü günlerinde! Ancak öldüklerinde, ancak ölmeleri koşuluyla içinizden utanın yaptığınız haksızlıklara! Ertesi gün bir başka meslektaşınıza yapın aynı haksızlıkları! Hekim bakan olun! en çok hekimleri ezin! hekim genel müdür olun, hekimleri itin! Reklamın en kabasını, en çirkinini diğer meslektaşlarınızı aşağılayarak yapın! Utanmayın, utanmayın! Bakan olun, hastane baskınları yapın! Sahipsiz, size karşı ağzını açamayacak birkaç çocuğu basın mensupları önünde azarlamayı bakanlık sanın!”. Böyle yapın ki saldırgan vatandaş onları şamar oğlanı sansın.  Sağlık sorunlarının gerçek nedenlerini görmezden gelin, suçu hep başkalarına atın…

Hekimlik adeta bir pazar kavgasına dönsün! Bir tek siz iyi olun! Bütün meslektaşlarınız “kasap” “sahtekar” “çıkarcı” olsun gözünüzde!

Meslektaşlarınızın değerini hiç bilmeyin! Siz bilmeyin ki başkaları hiç ama hiç bilmesinler! Kimseye ışık yakmayın! Kimseye kapı açmayın! Dama çıkın merdiveni çekin!

 

DESTAN AĞIT

 

o hekimler ne büyük bedel ödediler

yoksa bebekler tek tek ölecektiler

 

küskün, yorgun bitkin ve açtılar

uçurumlar geçtiler dağlar aştılar

 

toz toprak içinde ayakkabıları kirli

sınavlara girdiler sonucu belli

 

o hekimler mahkum oldular üç buçuk test sorusuna

beş seçeneğe sığdırdılar yalnızlığı, umarsızlığı

 

Ülkemizin bütün hekimleri:

İnsani hiç bir değeri meslektaşlarınız için geçerli saymayın! Onları hiçbir şeye layık görmeyin! Aynı partiden olmadıkları için sövün! Aynı okuldan mezun olmadıkları için dövün! Aynı kentten olmadıkları için horlayın! Yalnız kalmak, yalnız bırakmak için her şeyi yapın! Yalnız bırakın… yalnız kalın!

Ülkemizin bütün hekimleri:

Kendinizi kurtarın siz!

Kendinizi kurtarın!

Kendinizi kurtarın! ”

 

 

 

 

 

cevresagligi.org’da yayımlanan yazılardan kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir

2 yorum

  1. Ali ağzıtemiz Yanıtla

    Sevgili Çağatay beynine sağlık gecenin bu saatinde iyi geldi çok şükür yalnız değiliz olmamak için elimizden geleni yapacağız.Gecenin en karanlık vakti aydınlığın başladığı vakittir sevgiyle kal.

  2. Nazan miskan Yanıtla

    Doktora vuran eller kırılsın onlar tanrının yeryuzundeki kollarıdır lutfen hasta oldugumuzda once allaha sonra onlara muhtaciz lutfen

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir